27 Ekim 2016 Perşembe

e-devlet şifresi nasıl alınır

Şifreyi, şahsen başvuru ile, üzerinde T.C. Kimlik numarasının bulunduğu fotoğraflı kimliğin(nüfus cüzdanı, evlilik cüzdanı, pasaport ve ehliyet, avukat kimlik kartı, mavi kart, ikamet tezkeresi, hakim ve savcı kimlik kartları, süresi dolmamış (geçerli) çalışma izin kartı) ibraz edilerek Yurt içinde PTT Merkez müdürlüklerinden veya yetkili şubelerden alınabilir.
e-Devlet şifresi yurt dışında Elçilik ve Konsolosluklardan temin edilebilir. Bağlı bulunulan dış temsilciliklerden konuyla ilgili detaylı bilgi alınabilir.
Bununla birlikte, mobil imza, elektronik imza veya internet bankacılığı kullanılıyorsa, e-Devlet Kapısına bunlardan biri ile giriş yaptıktan sonra şifre oluşturulabilir. Pilot il olan Bolu’da kullanılan elektronik kimlik kartı ile de Türkiye.gov.tr adresine giriş yapılabilir ve şifre oluşturulabilir.

12 Mayıs 2016 Perşembe

benzinli mi dizel mi

Biliyoruz ki Türk tüketicilerin otomobil alırken ilk kriteri aracın dizel olup olmaması… Hatta öyle ki bütçelerini dizel alabilmek için zorluyorlar. Peki; gerçekten dizel motor, benzinliye göre daha mı tasarruflu? Sorunun cevabı "evet" olmasına rağmen ödenen 5 - 6 bin TL'lik fark tüketiciyi gereksiz strese sokabiliyor. Bu 6 bin TL'yi geri kazanmak için tüketicinin kaç km yol yapması gerekiyor? Yaklaşık 70 bin km civarında… Bu da verdiğiniz ekstra ücreti bir yılda çıkarmak istiyorsanız, sürekli otomobil üzerinde olmanız gerektiği anlamına geliyor. Normal bir insanın yılda 20 bin km yol yaptığını düşünürsek; verdiği ekstra ücreti çıkarması 3,5 yıl süreceği için aslında dizel motorlu bir otomobil almak kulağa pek de mantıklı gelmiyor

iphone 5s mavi ekran hatası

İphone Mavi Ekran Çözümleri
1- Telefonunuzu tamirciye verdiniz mi?
Eğer cevapınız evet ise sorun bundan kaynaklanıyordur Nasıl mı? İşlemcinin üstünde bir koruyucu metal var bu 4 vida ile tutturuluyor 3 vidanin boyutu aynı yalnız sağ alt vida kısa eğer tamirci arkadaş sağ alt tarafa uzun vida tutturmuşsa buda işlemciyi kasıyor mavi ekran bundan verir. İyi bir İphone servisine cihazınızı gösterin. Eğer tamir görmedi ise cihaz okumaya devam edin.
2- İOS sürümünüzü güncelleyin. İOS sürümünüz tam yüklenmemiş olabilir eksik dosya ile sürüm yükseltmesi yapılmış olabilir. Mevcut sürümünüzü güncelleyin. Eğer son sürümse okumaya devam edin.
3-Telefonunuzun backup alın (yedek alın) sonra telefonunuzu kapatın. HOME+POWER tuşuna basılı tutarak açın (7-8 saniye) sonra elinizi powerdan çekin (not:HOME tuşundan çekmeyin.) cihaz DFU Modda açılacaktır. Cihazınızı bilgisayara bağlayın itunes programını açın daha sonra geri yükleme ile cihazınızı restore yapın veya sıfırdan kurun.
4- Cihazınız jailbreaklımı? Cevapınız evet ise Jailbreak’ı kaldırın 3.sırayı tekrarlayın ve tekrar jailbreak yapın.
5- Son ve etkili yöntem: Cihazınızı kapatın ve açın elmadan sonra mavi ekran veriyorsa tekrar kapatıp açın ve tekrar ve tekrar 5.ci denemede sorunsuz açılacaktır. App Storeden program oyun vb indirin. Bir kaç arama yapın mesaj atın ayarları değiştirin kısaca bir çok işlem yapın. Cihazınız düzelecektir

en iyi müzik indirme programı

Sevdiğiniz şarkıları YouTube ya da farklı bir servis sağlayıcısından dinlemek yerine direkt olarak indirip dinleyeceğiniz üç mobil uygulama.
Eski zamanlara kıyasla artık birçok platformdan (YouTubeSpotify, SoundCloud gibi) müzik dinleyebiliyoruz ve bunun için elbette bir internet sağlayıcısının olması gerekiyor. Fakat sevdiğiniz bir şarkıyı WiFi yerine mobil internet kullanarak dinlemenin ne kadar can sıkıcı olduğunun da farkındayım. Ay sonuna kadar idare edebilmek için 40 takla attığımız mobil internet paketleri, YouTube ya da Spotify gibi servislerden dinlediğimiz şarkılardan sonra çok çabuk tükenebiliyor. Bu tarz sorunlar yaşamamak için şarkıyı Android cihazınıza bir kez indirip internet sağlayıcısına gerek kalmadan dinleyebilmenizi sağlayan bazı mobil uygulamalar bulunuyor. Bu uygulamalardan bazıları şu şekilde:
-

Peggo

MYT MP3 Müzik

OG YouTube

samsung mu ıphone mu

Samsung'un üçüncü çeyrek raporu, firmanın uzun seneler sonunda 2015'te kar elde ettiğini gösterdi. Ancak her şey bu rapordan ibaret değildi; firma rakibi Apple ile telefon, tablet, giyilebilir teknolojiler ve mobil ödeme alanlarında yarışabileceğini gösterdi. Apple'ın yaptıklarını Samsung da hiç geride kalmadan yapabiliyordu.
Bunlar, Samsung için şüphesiz iyi haberler. Apple, satış konusunda önde olabilir ancak Samsung, bu sene daha uygun fiyata sunduğu teknolojilerle çok verimli bir dönemi geride bırakıyor.

Akıllı telefon gösterisi

Galaxy S6, birçok konuda Apple'ın en son telefonu iPhone 6S'i yeniyor. Ekran, kamera, tasarım, hangi alana bakarsanız bakın, Galaxy S6'da daha fazlası var. Oyun oynamak veya web'de dolaşmak mı istiyorsunuz? S6'nın geniş Super AMOLED ekranında bunu daha iyi yapabilirsiniz. Hızla fotoğraf mı çekmek istiyorsunuz? Galaxy S6, iPhone'dan daha iyi odaklanıyor ve daha çok ışık denetimi sunuyor. 
Elbette iPhone 6S de boş bir telefon değil ve önemli yenilikler getiriyor. Bunların başında gelen 3D Touch, belirli işlevlere hızla ulaşmanızı sağlıyor. Ancak medya kullanımı, fotoğraf çekme ve iyi tasarım için Samsung'un 2015 telefonlarının önemli yenilikler sunduğu açık.

kısmetse olur gerçekleri

 Kısmetse Olur yarışmacıları ifşa edildi. Ayça evli çıktı sevgilisi Emre de manken. Duygu ve Melis dizi oyuncusu, Cansel ve Daniella da cast ajans ürünü. İşte Kismetse Olur gerçekleri. Kanal D'de yayınlanan Kısmetse Olur yarışması baştan sona oyun çıktı. Kısmetse Olur'daki tüm gelin ve damat adayları oyuncu ajansı ürünleri çıktı. Evdeki gelin ve damat adaylarının birbiriyle tanışmadığı öne sürülüyordu. Bu da yalan çıktı. Meğer hemen hepsi birbiriyle tanışıyormuş. Dahası sözde gelin adaylarından biri de evli çıktı. İşte Kısmetse Olur yarışmasındaki skandal gerçekler; SERHAN ÇELİKER GERÇEKTE KİMDİR? Maço erkek rolü kesen Serhan Çeliker'in mankenlik yaptığı ve yarışmadan yarışmaya zıpladığı belgelendi. Bu Tarz Benim programına katıldığı belgelenen Serhan Çeliker, kıyafetler için de mankenlik yapıyor. 2 klipte oynayan Serhan Çeliker en son Arto'nun klibinde boy göstermiş. Kısmetse Olur evinde kimsenin birbiriyle tanışmadığı öne sürülüyordu. Ancak resimler ortaya çıktı ki Serhan Çeliker ve Emre tanışıyor. Üstelik ikisi de modellik yapıyor ve yakın arkadaşlar. AYÇA BEĞEN GERÇEKTE KİMDİR? Kısmetse Olur yarışmacılarından Ayça Beğen ise evli çıktı. Ayça Beğen 5 yıl önce evlenip boşandığını söylemişti. Gerçekte ise 31 Temmuz 2015 tarihinde evlenmiş.

laptop alırken dikkat edilmesi gerekenler

Dizüstü bilgisayar alırken nelere dikkat etmeliyiz? Laptop almak istiyorum kararsızım. Dizüstü bilgisayar almak ne kadar mantıklı? Fiyatına göre yüksek performanslı dizüstü bilgisayar tavsiyesi?
Okuyucularımızın sosyal medya hesaplarımızdan en çok sorduğu sorular arasında dizüstü bilgisayar satın alırken dikkat edilmesi gerekenler ve nasıl seçmeleri gerektiği konuları geliyor. Genellikle belirli marka ve modeller hakkında gelen soruları biz daha geniş kapsamda değerlendirip, ne istiyorsunuz ve neler isteklerinize cevap verebilir şeklinde anlatmaya çalışacağız. 

Dizüstü Bilgisayarda Marka Önemli mi?
Laptop alırken dikkat etmeniz gereken belki de en önemli unsur cihazın markası. Bildiğiniz gibi laptop bile olsa tek parçadan oluşmuyor. İçerisinde kullanılan donanım unsurları her markaya göre değişiyor. Kullanılan işlemciden tutunda harddiskine kadar her markanın anlaştığı ve sürekli kullandığı diğer markalar var. Bu da dizüstü bilgisayarınızın genel çalışma performansını ve dayanıklılığını etkileyen büyük bir etken. 
Hatta, normalde markası belli olan harddiskler ya da bilgisayarınızı alırken belkide ilk sorduğunuz şey olan işlemcilerin yanı sıra kullanılan RAM'lerin bile önemi var. Buna cihazın en önemli parçası olan Anakart, soğutma sistemi, bağlantı aparatları, wireless adaptörleri vs gibi parçaları da ekleyin. Siz hiç bir e-ticaret sitesinde yada teknoloji markette bu laptopun yada dizüstü bilgisayarın ana kartı şurada üretilmiştir yada RAM'leri şurada üretilmiştir gibi bir ibareye rastladınız mı? 
Daha da açık anlatalım... Dizüstü bilgisayarlar kompakt yapısı gereği hazır ve çalışır vaziyette kullanıcıya satılırken, işlemcisi veya ekran kartı gibi bilinen markaların donanım ürünleri öne çıkarılarak pazarlama taktiği uygulanıyor. Fakat masaüstü bilgisayar konusunda biraz uğraşmış arkadaşlar çok iyi bilir ki; siz performansı kötü anakarta en iyi ekran kartını da taksanız, alacağınız verim anakartın size sunacağı kadar olacaktır. Aynı durum işlemci için de geçerli.
Uzun lafın kısası, marka önemli çünkü genelde her dizüstü bilgisayar markası, kendine özgü anakart ürettirir. Ve anakartınızın kalitesi, bilgisayarınızın performansında ana unsurdur.

Ne için aldığınıza dikkat edin!
Eğer şu sıralar bir dizüstü bilgisayar almak istiyor ve piyasa araştırması yapıyorsanız farketmişsinizdir ki 1000 TL'den 3 bin TL'ye hatta çok zorlarsanız 6-7 Bin TL'ye kadar modeller bulmanız mevcut. Fakat burada önemli olan hangisinin sizin işinize en çok yarayacağıdır. İşinize yaramaktan kasıt, cebinizde kalan paranın da işinize yarayacağı kısmı. Yani hiç kullanmayacağınız özellikler için fazladan harcamaya gerek yok!
Bu bağlamda alacağınız cihazı seçerken dikkatli olmanızda fayda var. Oyun oynamak istiyorsanız hiç şüphesiz ekran kartının daha güçlü olmasına ve en az 4-8 GB arasında RAM olmasına dikkat etmeniz gerekirken, günlük işlerinizi halletmek ve internette gezinmek üzere alacağınız bir bilgisayarın bu özelliklere sahip olmasına pekte gerek yoktur aslında.
Demek istediğimiz; "Abi bu 8 çekirdekli,uçar, kaçar, hızına yetişilmez." gibi içi boş pazarlama ifadelerine kulak asmadan, sizin işinizi görebilecek olan ürüne yoğunlaşmak gerektiği.

Olmazsa olmazlar!
Yazıyı yazdığımız tarih itibariyle yeni dizüstü bilgisayarlarda bazı olmazsa olmazları sıralama ihtiyacı hissediyoruz. Bunun sebebi, eski teknoloji dediğimiz, modası geçmeye yüz tutmuş bazı özellik, parça veya cihazların halen satılmaya uğraşılması. Tüketicilerin buna dikkat edip %1 daha ucuz olacak diye gidip eski teknolojilere para yatırmaması lazım. Çünkü mesela yarın, teknoloji dünyasında her cihaz USB 3.0 desteği sunacakken sizin gidip bu desteği bulunmayan bir cihaza para vermeniz yazık olur. Tabi bu ufak bir örnek, dikkat edilecek daha önemli özellikler var.
Neler bunlar;
- USB 3.0 kesinlikle olsun
- HDMI girişi kesinlikle olsun
- Bluetooth teknolojisine ve Wireless teknolojisine dikkat edin. (Alacağınız zaman örneğin mobil cihazlar Bluetooth 4.0 kullanıyorken gidip Bluetooth 2.0'a sahip bir cihaz almanız mantıksız olur. Ayrıca bu, o cihazın eski üretim olabileceğini gösterir.)
- İşlemcinizi iyi seçin. İşlemci konusu çok önemli. Çünkü dizüstü bilgisayarınızın işlemcisini masaüstü bilgisayarınızda olduğu gibi rahatça değiştiremezsiniz. Sırf markası için ve şu kadar çekirdeği var diye değil, internette performansına ilişkin kısa bir araştırma yaparak seçmenizi tavsiye ederiz.
- Kaç GB RAM olacağına iyi karar verin. Sonradan eklerim rahatlığına kanmayın. Onlarca laptop kullandım, hiç sonradan ekleyemedim diyebilirim. Yani baştan alırken dikkat etmeniz gereken bir nokta. Mesela şu sıralar 4 GB RAM altında bir dizüstü bilgisayar almak çok mantıksız olur.
- Ekran kartı konusunda da yine işlemci ve RAM'de olduğu gibi seçici olmanızda fayda var.

Kışın Dondurma Yenir Mi?

Dondurmanın kışında tüketilmesi gerektiğini belirten Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Salih Özdemir, dondurmanın kalsiyum ve protein bakımından oldukça zengin olduğunu belirtti.Ayrıca süt ve süt ürünlerinin beslenmede vazgeçilmez bir besin kaynağı olduğunu belirterek, bu ürünler olmadan sağlıklı beslemenin mümkün olmadığını söyledi.
Sütle beslenemeyen bir çocuğun gelişemediğini ifade eden Özdemir, ”Süt ve mamulleriyle beslenmeme, yetersiz eksiksiz beslenme çok önemli problemlere neden oluyor. Süt olmadan beslenmenin imkansız olduğunu, mümkün olmadığını düşünüyoruz. Çünkü süt kalsiyumun en önemli kaynağıdır” dedi.
Türkiye’nin süt tüketiminin ortalama değerlerine bakıldığında insanların yeterli süt tüketmediklerini belirten Özdemir, şunları kaydetti:
”13-19 yaş arasındaki bir genç günlük ya 1.2 litre süt tüketecek ya da 100 gram kaşar peyniri tüketecek ki ihtiyaç duyduğu kalsiyumu karşılayabilsin. Ya da 100 gram beyaz peynir bu ihtiyacı karşılayabilir. Fakat Türkiye’nin ortalamalarına baktığımız zaman yıllık 25-30 kilogram süt tüketimi var. Bu Avrupa Birliği ülkelerinde 80-90 kilograma kadar çıkıyor. İskandinavya ülkelerinde ise 160-170 kilo yıllık kişi başına süt tüketimi var. İşte bu değerlere bakıldığında günlük kalsiyum ihtiyacı İskandinavya ülkelerinde tamamen karşılanıyor. Yani AB ülkelerinde bile 70-80 kilogram tüketimde yeterli bir kalsiyumdan bahsedilemez.”
Alınan kalsiyumun iyi metabolize edilmesi gerektiğini vurgulayan Özdemir, ”Kalsiyumu yeterince alsanız dahi onu kemiklere lokalize etmeniz lazım. Onun için de hareket önemli bir faktördür, kalsiyumu kemiklere lokalize etmekte” diye konuştu.

istanbuldaki en iyi oteller

Kuşkusuz İstanbul, dünya’nın en güzel ve en lüks otellerine sahip . Eğer İstanbul’da aradığınız iyi ve lüks bir otel ise tercihiniz boğaz manzaralı bir otel olabilir. Bunun yanısıra Nişantaşı gelir düzeyi en yüksek olan semtlerden biridir ve burada birçok butik otel, mağaza ve restorant’a yürüme mesafesinde ulaşabilirsiniz. Sultanahmette ise bir çok romantik butik otelde kalabilir ve  şehrin tarihi yerlerine yakın olmayı seçebilirsiniz. Tercih sizin …  Listemizde İstanbul’un en güzel 10 otelini bulabilirsiniz.

1- Çırağan Palace Kempinski İstanbul
2-Four Seasons Bosphorus
3- Four Seasons İstanbul
4-Hyatt Regency İstanbul
5-Intercontinental İstanbul
6- Les Ottomans
7-Park Hyatt İstanbul
8-Ritz Carlton İstanbul
9 – Sofa Hotel
10-W Hotel İstanbul

İstanbulda Gezilecek Yerler

İstanbul bir dünya başkenti, dünyada iki kıtayı birleştiren tek şehir ve dünyanın en büyük imparatorluklarına ev sahipliği yapan bir coğrafya. Binlerce farklı insan ve kültüre ev sahipliği yapan bu renkli şehre her kültür bir iz bırakıp gitmiş bu dünyadan. Herkesin gözü üzerinde olan uçsuz bucaksız bu metropolde gezilecek görülecek bir çok mekan, müze ve yer var. Biz de bir nefeste sizler için İstanbul’da gezilecek 30 yeri derledik ve sizlere sunuyoruz.
1-Sultanahmet Cami
2_Ayasofya Cami Müzesi
3-Yerebatan Sarnıcı
4-Kız Kulesi
5-Galata Kulesi
6-İstiklal Caddesi
7-Topkapı Sarayı
8-Mısır Çarşısı
9-Kapalı Çarşı
10-Dolmabahçe Sarayı
11-İstanbul Arkeoloji Müzesi
12-İstanbul Modern
13-Yedi Kule Zindanları
14-Selimiye Kışlası
15-Rumeli Hisarı
16-Eminönü Yeni Cami
17-Süleymaniye Cami
18-Mihrimah Sultan Cami
19-Feshane
20-Eyüp Sultan Cami
21-Pierre Loti Tepesi
22-Büyükada
23-İstanbul Oyuncak Müzesi
24-Miniatürk
25-Emirgan Korusu
26-Aşiyan Müzesi
27Fatih Cami
28-Büyük Mecidiye Cami
29-St. Antuan Kilisesi
30-Aya Yorgi Kilisesi

kolay kilo vermenin püf noktaları

Kilo vermek için neler yapmamız gerektiğini hepimiz biliyoruz ancak bunları uygulamak, daha doğrusu iradeyi uzun süre korumak her zaman mümkün olmuyor.
Bazı günler uyguladığımız diyetin menüsünden sıkılıyoruz, bazen egzersiz yapmak zor geliyor bazen bir parça çikolata için canavarlaşabiliyoruz. Ve sonunda eğer kilo vereceğimize olan inancımızı kaybedersek diyet yapmaktan tamamen vazgeçerek eski beslenme şeklimize geri dönüyoruz.
Emin olun diyetimizi olumsuz etkileyen bu gibi durumlar kilo vermeye çalışan herkesin başına geliyor.
Zaten kilo vermek bu kadar zor, kilo almak ise tam tersi bu kadar kolay olmasaydı dünyanın pek çok ülkesinde milyarlarca dolarlık bir “zayıflama pazarı” oluşmazdı.
Peki, diyet yaparken bize yardımcı olabilecek kilo vermenin püf noktaları neler?
1 – Kendinizi Aç Bırakmayın
2 – Günlük Kalori Miktarını Belirlerken Gerçekçi Olun 
3 – Daha Çok Hareket Edin
4 – Daha Çok Su İçin
5 – Dengeli Beslenin
6 – Gerçek Besinler Tüketin
7 – Kendinizi Çok Sıkmayın

trafik kazası tutanak örneği

2007 yılında yayınlanan genelge ile, yaşanan maddi hasarlı trafik kazalarında yani trafik kazasında eğer maddi bir hasar oluşmuşsa maddi hasarlı kaza tespit tutanağı doldurulmalıdır.
Kaza geçiren tarafların kazanın oluş şeklini düzenlenecek olan kaza tespit tutanağı ile kayıt altına almaları gerekmektedir. Kazada her iki tarafın da kaza tespit tutanağını kendi dillerinden kazayı anlatmaları sonraki sigorta işlemleri için büyük önem taşımaktadır.  
Aşşağıda kaza tutanak öreneği bulunmaktadır 

online alışveriş güvenlimi ?


Online Alışveriş Güvenli Mi

Tüketicilerin online alışverişten uzak durmasının en önemli sebeplerinden biri internetten alışverişi güvenli bulmamaları. Kredi kartı bilgilerini depolanacağı ve üçüncü partiler tarafından çalınacağından, kartlarından fazla para tahsil edileceğinden korkan ve endişe duyan tüketiciler bu sebeplerden e-ticaret sitelerine kuşkuyla yaklaşıyorlar ve internet üzerinden alışveriş yapmaktan uzak duruyorlar.
Özellikle Türkiye’de henüz gelişme dönemini yaşayan e-ticarete kullanıcıların önyargıları dem vurmaya devam ediyor. Her ne kadar son yıllarda önemli bir kırılım yaşansa ve e-ticaret siteleri kullanıcı sayılarını ve cirolarını artırmaya devam etse de hala aktif internet kullanıcısı olsa da online alışverişi hiç deneyimlememiş birçok kişi var.
İşte bu noktada herkesin kafasındaki en önemli soru işareti olan “İnternetten alışveriş güvenli mi?” sorusunu cevaplamak önem kazanıyor. Dolandırılmaktan korkan tüketicilerin aklındaki bu soru işaretlerini gidermek Türkiye’deki e-ticaret sektörünün de büyümesine yol açacağı için bu konu büyük önem arz ediyor.
İnternetten alışverişin neden güvenli olduğunu anlatmadan önce tüketicilerin haklarının devlet tarafından 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kararınca korunduğunu ve online alışverişlerin  4077 sayılı Kanun’un 9/A maddesi gereğince “Mesafeli Sözleşmelere Dair Yönetmelik”e tabii tutulmakta olduğunu belirtmekte fayda var.

Online alışveriş neden güvenli?

SSL Sertifikası ve 3D Güvenlik ile kredi kartıyla güvenli ödeme yapılabilir
Artık neredeyse tüm e-ticaret siteleri SSL sertifikasına sahip. 128 ve 256 Bit SSL olarak iki farklı şifreleme yönteminin bulunduğu SSL sertifikasına sahip e-ticaret sitelerinden kredi kartıyla alışveriş yaptığınızda bilgileriniz özel şifreleme teknikleriyle kodlanarak doğrudan bankaya ulaştırılır ve tutarlar kartınızdan güvenli bir şekilde çekilir. Böylelikle kullanıcının bilgileri şifrelenerek 3. partilerin erişimine karşı korunmaya alınır.
Tüketicilerin internetten alışverişlerde yasal hakları bulunuyor
Daha önce de belirttiğimiz gibi 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kararınca tüketiciler yasalar tarafından koruma altında. Tüketicilerin bu haklarını bilmiyor olmaları e-ticarete şüpheli yaklaşmalarına sebep olurken bu yasalar dijital ortamda alışverişi güvenli hale getiriyor. Örneğin yasa gereğince tüketiciler memnun olmadıklar ürünleri 7 gün içinde yasal olarak iade etme hakkına sahipler.

İnternetten alışveriş yapmak bir mağazada alışveriş yapmaktan farklı değil
Ödeme güvenliği açısından bakarsak internetten alışveriş yapmakla fiziki olarak mağazalardan alışveriş yapmak arasında çok bir fark yok. İnternet üzerinden kredi kartı bilgilerinin çalınacağından korkan kişiler aslında mağazalarda da aynı tehlikeyle karşı karşıyalar. Nitekim e-ticarette kredi kartı bilgilerinizi dijital ortama girerken mağazada da aynı bilgileri kasiyer ya da garsonlara teslim ediyorsunuz. Dolayısıyla kredi kart bilgilerinizin kötü niyetli üçüncü şahısların eline geçmesinden endişe ediyorsanız bu durumla gittiğiniz mağazada da karşılaşma olasılığınız var.

Tüketiciler sorunla karşılaştığında ulaşabilecekleri kişiler belli
Tüketicileri yine e-ticaret konusunda korkutan diğer bir durum sorun yaşadıkları ulaşabilecekleri birini bulamayacakları endişesi. Ancak işletmeciler tüzel kişiyse ticari ünvanlarını; gerçek kişilerse ad, soyadları, telefon, adres ve e-posta gibi iletişim bilgilerini tüketicilerle paylaşmak zorundalar.
Faturalarınızı saklayarak gerektiğinde yasal yollara başvurabilirsiniz
Tüm bunlara rağmen internetten alışveriş yaparken çözülemeyen bir sorunla karşı karşıya kalırsanız yasal yollara başvurarak hakkınızı arayabilirsiniz. Bu açıdan ürünle birlikte gelen faturalarınızı, ödeme bilgilerinizi saklamanız önem taşıyor. Böylelikle hakkınızı kanıtlarla savunma yolunu da seçebilirsiniz.

Sigarayı Bırakmanın Kolay Yolu

Sigara içiyorsanız, sağlığınızı geliştirmek, yaşam kalitenizi arttırmak ve yaşam sürenizi uzatmak için yapabileceğiniz en güzel şey sigarayı bırakmaktır. Bunun kulağa hoş geldiğini, fakat uygulamada zor olduğunu biliyoruz. Yıllar boyunca denemiş ve hep başarısızlığa uğramış olabilirsiniz. Nikotinin kuvvetli fiziksel ve psikolojik bağımlılık yapıcı etkisi nedeniyle sigarayı bırakmak gerçekten zordur. Çünkü sigara içme arzusunu başlatan ve kuvvetlendiren madde nikotindir. Düşük nikotinli sigaraları tercih etmeye başlamanız yanlış bir seçimdir. Çünkü alıştığınız nikotin seviyesini sağlayabilmek için öncekinden daha fazla sigara içme tehlikesi oluşacaktır.
Sigarayı bırakmayı kolaylaştıracak 10 yöntem
1. Bırakmak için bir gün seçin ve o güne sadık kalın. Daha önce sigarayı bırakmış olan kişilerle konuşun ve deneyimlerini paylaşın. Ailenizden, arkadaşlarınızdan ve iş yerinizden destek alın. Gerektiğinde doktorunuza danışarak ondan yardım alın.
2. Sağlık risklerinizi göz önünde bulundurun ve kanser başta olmak üzere olası hastalıkların ya da rahatsızlıkların bir listesini yapın. Bu listeyi her zaman görebileceğiniz bir yere asın.
3. Sigara içme ile ilgili alışkanlıklarınızı ve davranışlarınızı not edin. Her gün içmekten en çok hoşlandığınız üç sigara ve bunların nerede ve ne zaman içtiğinizi mutlaka yazın. O sigara içme zamanlarında başka uğraşlar edinin.
4. Düzenli egzersiz veya her gün 20-30 dakikalık hafif tempolu yürüyüşler yapın. Meditasyon veya yoga gibi dinlendirici yöntemlerden yararlanın.
5. Ev, araba ve iş yerinizdeki sigaraları ve aksesuarları uzaklaştırın. Küllük, çakmak ve kibritlerden kurtulun. "Yoksunluk belirtileri"nin sadece birkaç hafta süreceğini unutmayın. İradenize hakim olun.
6. Beslenmenize dikkat edin. Sigaradan gördüğünüz zarara eş miktarda zarar görebilmeniz için almanız gereken kilo miktarının yaklaşık 30-35 kilo civarında (!) olduğunu unutmayın. Sigara yerine glisemik indeksi yüksek çikolata, kekler, kurabiyeler, şekerlemeler ve hamur işleri gibi besinleri tüketmeyin.
7. Sinemaya, tiyatroya ve müzikallere gidin. Restoran, otel, uçak gibi yerlerde sigara içilmeyen bölümleri tercih edin.
8. Kahve içmek sigara içmenizi tetikliyorsa kahve yerine taze sıkılmış meyve suları, yeşil çay, bitki çayları ve en önemlisi de vücudunuzu toksinlerden arındırmak için temiz ve bol sudan yararlanın.
9. Sigara ve alkol ikilisini birlikte seviyorsanız, sigarayı bıraktığınız dönemde alkol almamaya çalışın.
10. İnat edin ve bu inadınızı ısrarla sürdürün, asla bırakmayın.

İstanbul'daki En İyi Restoranlar

Eşsiz bir manzara eşliğinde yemek? Yıldönümünüzde gidebileceğiniz güzel bir restoran? İş yemeği için uygun bir mekan? Ortaköy'den Tarabya'ya, Çengelköy'den Kanlıca'ya, Adalar'dan Rumelikavağı'na manzarasıyla sizleri büyüleyecek 21 restoranı aşağıda bulabilirsiniz.

1. Villa Bosphorus - Beylerbeyi

2. Kız Kulesi Restaurant - Salacak

3. Leb-i Derya Kumbaracı - Şişhane

4. Lacivert Restaurant - Anadoluhisarı

5. Anjelique - Ortaköy

6. Zuma - Ortaköy

7. 360 İstanbul - Taksim

8. Topaz Restaurant - Gümüşsuyu

9. Fine Dine İstanbul - Sultanahmet

10. Mama Shelter - Taksim

11. Armada Teras Restaurant - Sultanahmet

12. Hamdi Restaurant - Eminönü

13. Ali Ocakbaşı - Karaköy

14. Fosil Lounge & Bar - Karaköy

15. Big Chefs - Tarabya

16. Le Fumoir - Galata

17. Kalpazankaya Restaurant - Burgazadası

18. Ayder Balık - Rumelikavağı

19. A'jia Restaurant - Kanlıca

20. Peninsula Teras Restaurant - Karaköy

21. Deniz Yıldızı Restaurant - Çengelköy

4 Mayıs 2016 Çarşamba

günlük makyaj nasıl yapılır , püf noktaları nelerdir?

Günlük Makyaj Nasıl Yapılır?Sabah uyandığımızda makyaj yapmaya vakit ayırmak zor gelir, değil mi? Peki ya ofise gittiğimizde gördüğümüz bakımlı, şık çalışma arkadaşlarımızın üzerimizde bıraktığı etki… Bir düşünün, kendimizi hemen bakımsız hissederiz, değil mi? Siz de bu gibi durumları sık sık yaşayanlardansanız, sizler için günlük makyaj yapımında faydalı olabileceğini düşünerek hazırladığım bu yazıyı muhakkak okumalısınız. Üstelik aralarından cımbızla çekip, arkadaşlarınızla paylaşacağınız tüyolar da bulacaksınız.

Şimdi size adım adım günlük makyaj nasıl yapılır uygulamasını anlatacağım.
  • Makyaj setleri hayat kurtarır: Hemen hemen her markada bulabileceğinizmakyaj setleri işinizi kolaylaştırabilir.
  • Yüzünüzü makyaja hazırlayın: Makyaj yapmaya başlamadan önce yüzünüzü makyaja hazırlamalısınız. Bunun için cilt temizleme toniğikullanmanızı tavsiye ederim. Ardından mevsim kış veya yaz olsun, parmak uçlarınızla az miktarda güneş koruyucuyu yüzünüze yedirin.
  • Fondöten seçimine dikkat: Üzerine yine parmak uçlarınızla hafif hafif masajlar yaparak fondöteninizi uygulayın. Eğer ki yüzünüzde açıklı-koyulucilt lekeleri var ise, fondöten renk tercihinizi, cildinizdeki koyu renge yakın tonlardan yana kullanmalısınız. T bölgesi dediğimiz alın-burun-çene bölgelerinizde yağlanmalar gözlemleniyorsa, bu kısımlara daha hafiffondöten uygulayın.
    • Göz makyajı bakışlarınızı etkiler: Sıra göz makyajı Göz çevresi ve göz kapaklarınıza fondöten renginden 2 ton açık renkte pudralı kapatıcıuygulayın. Böylece göz çevreniz daha aydınlık görünüme kavuşacaktır.Göz makyajında en dikkat edilmesi gereken, göz boyutu.
    • Küçük gözlerinizi makyajla büyütün: Eğer ki gözleriniz küçük ise, gözlerinizin alt iç ve üst iç kısımlarına ten rengine yakın, yağlı göz kalemlerinden sürün. Tercihen bunu beyaz renkte bir göz kalemi kullanarak da yapabilirsiniz. Ardından gözünüzün altına koyu gri ya da siyah renkte birgöz kalemi çekerek, bunu parmak uçlarınızla hafif dokunarak yaydırın. Böylece biraz daha buğulu gözlere sahip olabilirsiniz.
    • Eye-liner sürmek bir sanat: Gelelim son yılların göz makyajında en çok tercih edilen makyaj malzemesine. Eyeliner. Çekmesi büyük dert olan ama başarılabilirse etkili bakışlar kazandıran şahane ürün. Ama sürmesini beceremiyorsanız da, şu aşamaya kadar yapılan tüm makyajın bozulması mümkün. Başıma çok geldiğinden hala ellerim titrer. :)

yeni doğan bebek bakımı nasıl olmalıdır?

Yeni doğan bebek nasıl giydirilmeli, oda sıcaklığı nasıl olmalıdır?

Yeni doğan bebeğin kıyafetlerinin teri emen, cildin havalanmasını sağlayan, tüylü olmayan, pamuklu kumaşlar olmasına dikkat edilmeli. Yumuşak, az dikişli ve mümkün olduğu kadar üzerinde metal veya sert parçalar barındırmamasına özen gösterilmeli. İlk aylarda iç giyim için tulumlar tercih edilebilir. İlk aylarda şapka eldiven ve çorap mutlaka giydirilmelidir.
Bebeklerin elleri ve ayakları genellikle soğuk olacağından, üşüyüp üşümediği göğüs veya sırtından kontrol edilmelidir. Bebekler yetişkinlere göre bir kat daha fazla giydirilmeli ve uyurken de üstünün örtülmesi uygun olur. Giysiler bebeğin hareketlerini kısıtlamamalı. Bebeğin sıkıca kundaklanması bebeğin nefes almasını ve kalça ekleminin gelişmesini engelleyebilir. Emzirirken tutmayı kolaylaştırmak için bebeğin kolları örtülecek şekilde gevşekçe sarılabilir. Bebeğe her temas öncesi ellerin temiz olduğundan emin olunmalıdır.
Bebek için en uygun ortam ısısı yeni doğan döneminde 24 derece ile 26 derece, sonraki dönemde 22-24 derece arasıdır. Bebekler 2-3 aylık olana kadar çevredeki ısı değişikliklerinden çabuk etkilenirler. Açık kapı ve pencerelerden hava akımı olmamasına dikkat edilmelidir. Ayrıca bebek sobaya ve kaloriferlere çok yakın yatırılmamalıdır. Odanın güneş alıyor olması, her gün en az 15 dakika havalandırılması gerekir. Bu işlemin hava kirliliğinin az olduğu saatte yapılması uygundur.

Yeni doğan bebek ne sıklıkla emzirilmeli ve gazı nasıl çıkartılmalıdır?

Yeni doğan bebek, 24 saatte 8-12 kez yani 2-3 saatte bir anne sütü almalıdır. Bu sıklık anne sütünün yeni gelmeye başladığı ilk günlerde, saat başı şeklinde ya da bebek her istediğinde olabilir. Her emzirme sonrası bebeği omzunun üzerine veya kucağa yatırıp sırtına hafif vuruşlar yaparak gazının çıkarılması gerekir, eğer emzirme sonrası bebek ağızdan gaz çıkartmazsa yan yatırma pozisyonu tercih edilmelidir. Bebek uzun süreli emiyorsa, emzirme ortası ve sonunda olmak üzere 2 defa bebeğin gazını çıkarmak daha uygun olur. Çoğu bebek gaz çıkarırken emdiğinin bir kısmını da süt kesiği şeklinde çıkarabilir,  bu normaldir.

baş ağrısı sebepleri , baş ağrısı neden olur?

Baş ağrısı genellikle stres, yoğun çalışma ve uykusuzluk gibi nedenlerden kaynaklanıyor. Ancak baş ağrısı bazen beyin tümörü, beyin kanaması ve anevrizma gibi yaşamı tehdit eden hastalıkların ilk, hatta tek belirtisi olabiliyor.

İSTANBUL - Hayatında hiç baş ağrısı çekmemiş insan bulmak oldukça zor. Kadınların yüzde 95'i erkeklerin ise yüzde 90'ı yılda en az bir kez baş ağrısı çekiyor. Toplumlarda görülme oranı değişmekle birlikte, yüzde 30-40 ile en sık gerilim tipi baş ağrısı, 2. sıklıkta ise ortalama her 4-5 kişiden birini etkileyen migren görülüyor. Duygusal stres, uzun süre stres içinde çalışmak, düzensiz beslenmek ve uykusuzluk gibi yaşam alışkanlıklarından etkilenen baş ağrıları günlük yaşamı olumsuz etkilese de tehlikeli olmuyor. Ancak bazı tip baş ağrıları var ki beyin tümörü, beyin kanaması veya anevrizma gibi yaşamı tehdit eden ciddi hastalıkların ilk, bazen de tek belirtisi olabiliyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Beyza Çitçi Yalçınkaya, asla atlanmaması gereken 9 baş ağrısı sinyalini anlattı.

BAŞ AĞRISINDA BU SİNYALLER İHMALE GELMEZ!
Dr. Beyza Çiftçi Yalçınkaya, aşağıdaki baş ağrıları sinyallerinin yaşamı tehdit eden hastalıkların habercisi olabileceği için bu durumlarda zaman kaybetmeden bir nöroloji uzmanına başvurulması gerektiği uyarısında bulundu. İşte o sinyaller:

1. Çok şiddetli ve ani başlayan baş ağrıları: Kişi hayatında ilk kez, çok şiddetli ve yaklaşık 1 dakika içinde en yüksek şiddetine ulaşan baş ağrısı tarif ediyorsa subaraknoid kanamadan şüphe ediliyor. Subaraknoid kanama, beyin damar duvarlarındaki anomaliden kaynaklanan balonlaşma şeklinde tarif edilebilecek anevrizmaların yırtılması nedeniyle oluşuyor. Baş ağrısı bazı hastalar tarafından ''başımın içinde bir şey patladı'' şeklinde de ifade ediliyor. Yakınması olmayan hastada ani ve şiddetli baş ağrısı ile birlikte bilinç değişiklikleri, uyku hali, bulantı, kusma, ışık hassasiyeti, epilepsi (sara) nöbetleri gözlenebiliyor. Hastaların yaklaşık dörtte biri ilk 24 saat içinde kaybedilebiliyor. Bu nedenle hastanın acil olarak hastaneye ulaştırılması gerekiyor.

2. Giderek şiddetlenen ve geçmeyen baş ağrısı: Baş ağrısı altta yatan tehlikeli bir hastalık olmaksızın da sık görülmesine rağmen, eğer ağrı gittikçe artıyorsa mutlaka önemsenmeli. Sigara içen ve doğum kontrol hapı kullanan genç bir kadında gittikçe şiddeti artan baş ağrısı, beyin venlerinde pıhtılaşma sonucu oluşan serebral sinüs trombozu gibi hızla tedaviye başlanması gereken bir hastalığın işareti olabiliyor.

3. Hapşırmak, ıkınmak, cinsel aktivite veya efor ile ortaya çıkan baş ağrısı: Egzersiz, hapşırmak veya ıkınmak gibi kafa içi basıncının artması nedeniyle baş ağrısı oluşması, kafa içinde yer kaplayan bir oluşum düşündürüyor. Beyin tümörleri, anevrizmalar bu tip baş ağrısına neden olabileceği gibi, genç-orta yaş şişman kadınlarda daha sık gözlenen, beyin omurilik sıvısının basıncının artmasının neden olduğu psödotümör serebri gibi hastalıklar da buna neden olabiliyor.

4. Kafa travması sonrası ortaya çıkan baş ağrısı: Özellikle trafik kazaları gibi şiddetli kafa travmalarından sonra kafa kemiklerinde kırıklar, beyin dokusunda ya da beyin zarları arasında kanamalar oluşabiliyor. Daha az sıklıkta beyin zarları arasında sızıntı şeklindeki kanamalar başlangıçta bulgu vermeyip travmadan günler, hatta aylar sonra baş ağrısı ve denge bozukluğu gibi bulgularla ortaya çıkabiliyor.

5. Kol ve bacakta uyuşma, güçsüzlük, görme bozukluğu, konuşma güçlüğü gibi nörolojik semptomların eşlik ettiği baş ağrısı: Baş ağrısı ile bu nörolojik işaretlerin görülmesi beyin dokusunda sorun olduğunu bildiriyor. Yukarıdaki hastalıklara ek olarak örneğin inme hastalarının yüzde 10'unda inme öncesinde baş ağrısı görülebiliyor.

6. Tedaviye rağmen düzelmeyen baş ağrıları: Kafa içinde yer kaplayan lezyonlar, tümör, kafa içi basınç artışı, merkezi sinir sistemi enfeksiyonları gibi beyinde yapısal olarak değişiklik, iritasyon yapan pek çok hastalık dirençli baş ağrısı şeklinde görülebiliyor.

7. Baş ağrısının hep aynı bölgede olması: O bölgede yer kaplayan lezyon sonucu ortaya çıkabiliyor.

8. Yüksek ateş, uyku hali, kafa karışıklığı veya vücut döküntüsünün eşlik etmesi: Menenjit beyni çevreleyen zarların, ensefalit ise beyin dokusunun enfeksiyon etkenleri ile oluşan iltihabi hastalığıdır. Bu hastaların hemen tamamında giderek şiddeti artan baş ağrısı görülüyor. Baş ağrısı ile birlikte yüksek ateş, halsizlik, uyku hali olması mutlaka beynin enfeksiyondan etkilendiğini akla getirmeli. Merkezi sinir sistemi enfeksiyonları da ölümcül olabilen ya da sakatlığa yol açabilen hastalıkları oluşturuyor.

9. İleri yaşta yeni başlayan baş ağrıları: Temporal arterit, 50 yaş üstü bireyleri etkileyen tehlikeli bir hastalık. Orta veya şiddetli, gittikçe artan baş ağrısına, halsizlik, eklem ağrıları, görmede azalma, çiğnerken yorulma gibi semptomlar eşlik edebiliyor. Erken tedavi edilmemesi kalıcı görme kaybına ve beyin hasarına yol açabiliyor. Yine ileri yaşlarda ortaya çıkan baş ağrıları beyin damar hastalıkları ve beyin tümörlerini akla getirmeli.

kıymalı börek tarifi , kıymalı börek nasıl yapılır

  • 5-6 adet yufka
sosu için;
  • 1 su bardağı süt
  • 2 yumurta
  • yarım su bardağı sıvı yağ
içi için;
  • 400 g kadar kıyma
  • 2 adet domates
  • 1 adet kuru soğan
  • sıvı yağ
  • tuz
  • karabiber
  • pulbiber

Öncelikle böreğin iç harcı hazırlanır. Bunun için soğan yemeklik doğranarak 2-3 yemek kaşığı sıvı yağda kavrulur. Kıyma eklenerek kavrulmaya devam edili. Kıymalar yeterince kavrulunca yeşil biberler eklenir. Daha sonra domatesler ilave edilir. Tuzu ve baharatları eklenerek iç harcı ocaktan alınır. Varsa yuvarlak fırın tepsisi veya dikdörtgen fırın tepsisi yağlanarak bir kat yufka serilir. Üzerine süt, sıvı yağ ve yumurtadan oluşan iç harcından sürülür. 1 yufka parçalara ayrılarak tepsiye döşenir, üzerine tekrar sos sürülür. İç harcın yarısı yufkanın üzerine yayılır. 2 adet yufka aralarına sos sürülerek tepsiye yerleştirilir. Kalan iç harcı da yayılır. 1 yufka parçalanarak kıymanın üzerine serilir. Üzerine sos sürülür. Son kata ise bütün bir yufka serilir. Tepsinin kenarlarından taşan yufkalar üzerine kapatılarak kalan sos böreğin üzerine gezdirilir. Dilimlenerek her dilimin üzerine çörek otu bırakılır.180 derece fırında altı üstü güzelce kızartılır. Afiyet olsun.

Çocuğunuzun Hafızasını Nasıl Geliştirebilirsiniz

DİKKAT DAĞINIKLIĞINA OYUNLU ÇÖZÜM

Çocuğunuz, doğuştan bir problem olan dikkat eksikliği sorunuyla karşı karşıyaysa, okulda, arkadaşları arasında ve gelecekteki iş yaşamında bazı sıkıntılar çekebilir. Oysa, dikkat geliştirici oyunlar ve alıştırmalarla, onun bu sorunu çözmesine yardımcı olabilirsiniz.
Geçtiğimiz ay okullar açıldı. Kimimizin çocuğu okula daha yeni adım atarken kimimizinki bir üst sınıfa geçti. Derslerin başlamasıyla anne ve babaların sorunları da arttı. Özellikle de dikkat dağınıklığı sorunu olan çocukların anne babalarının... Çünkü dikkat eksikliği, çocuğun okuldaki ve hayattaki başarısını kısıtlıyor.
Morpa Kültür Yayınları’ndan çıkan "Çocuğumun Dikkatini Nasıl Geliştirebilirim?" adlı kitabın yazarları Yard. Doç. Dr. Semai-Necla Tuzcuoğlu çifti, bu durumu şöyle açıklıyor: "Dikkat dağınıklığı olan çocukların okul yaşantısı tahmin edilenin çok ötesinde zorluklarla doludur. Bu yüzden büyük çoğunluğu sınıf tekrarına maruz kalmakta. Böyle bir çocuğa sahip olan ailelerin her şeyden önce sabırlı davranmaları gerekiyor.